Bir gün Mavi Ayıcık, annesiyle birlikte ormanda yürüyüşe çıkmıştı.
Mavi Ayıcık’ın canı bal çekiyordu.
Annesine dönüp:
“Anne, bugün bal yiyebilir miyim?” diye sordu.
Annesi güldü.
“Eve dönünce sana güzel bir kavanoz bal açarım.”
Mavi Ayıcık çok sevindi.
“Yaşasın!”
Tam o sırada çalıların arasından bir ses geldi.
“Hey! Buraya bakın!”
Mavi Ayıcık hemen çalılığa doğru koştu.
Orada küçük bir sincap vardı.
Sincabın yanında da kocaman bir kavanoz duruyordu.
Mavi Ayıcık kavanoza baktı.
“Kavanozun içinde ne var?”
“Bal,” dedi sincap.
Mavi Ayıcık’ın gözleri büyüdü.
“Bal mı?”
Sincap başını salladı.
“Ama kavanozun kapağını açamıyorum.”
Mavi Ayıcık kavanozu iki eliyle tuttu.
“Ben açarım.”
Çevirdi.
Olmadı.
Bir daha çevirdi.
Yine olmadı.
“Biraz daha güçlü!”
Mavi Ayıcık bütün gücüyle kavanozu çevirdi.
“Uuuuf!”
Kavanoz birden elinden kaydı.
Pat!
Kavanoz yere düşmedi ama Mavi Ayıcık yuvarlanıp çimenlerin üzerine oturdu.
Sincap gülmeye başladı.
“İyi misin?”
Mavi Ayıcık başını salladı.
“İyiyim. Ama kavanoz benden daha güçlüymüş.”
O sırada yanlarına Tavşan geldi.
“Ne yapıyorsunuz?”
“Kavanozu açmaya çalışıyoruz,” dedi sincap.
Tavşan da denedi.
Olmadı.
Sonra Kirpi geldi.
O da denedi.
Olmadı.
Derken ormandaki herkes kavanozun etrafında toplandı.
Herkes sırayla kapağı çevirdi.
Ama kapak bir türlü açılmadı.
Mavi Ayıcık biraz düşündü.
“Belki de hepimiz aynı anda denemeliyiz.”
Herkes kavanozu tuttu.
“Bir, iki, üç!”
Çıt!
Kapak açıldı.
Herkes şaşkın şaşkın birbirine baktı.
Sonra Mavi Ayıcık kahkaha attı.
“Başardık!”
Sincap da sevindi.
“Ama bal artık hepimize yeter.”
Mavi Ayıcık biraz düşündü.
“Ben anneme söz vermiştim. Eve gidince bal yiyecektim.”
Sincap üzülerek:
“İstersen birazını sen al,” dedi.
Mavi Ayıcık gülümsedi.
“Yok. Bu balı hep beraber yiyelim.”
Böylece ormandaki arkadaşlar büyük bir yaprağın üzerine oturdular.
Balı ekmeklerin üzerine sürdüler.
Mavi Ayıcık bir lokma aldı.
“Hmmmm… Çok güzel!”
Tavşan da bir lokma aldı.
“Gerçekten çok güzelmiş.”
Kirpi ağzının kenarındaki balı yaladı.
“Ben bir tane daha alabilir miyim?”
Herkes gülmeye başladı.
O gün bal kavanozu tamamen bitmişti.
Mavi Ayıcık eve dönerken annesine olanları anlattı.
Annesi:
“Peki bal yiyebildin mi?” diye sordu.
Mavi Ayıcık başını salladı.
“Evet.”
Sonra biraz düşündü.
“Üstelik arkadaşlarımla birlikte yedim.”
Annesi Mavi Ayıcık’a sarıldı.
“İşte en güzel bal da budur.”
Mavi Ayıcık gülümsedi.
“Yarın yine ormana gidebilir miyiz?”
Annesi güldü.
“Bakalım yarın başına ne macera gelecek…”

